Zakkum Dalından Tutar mı?
Zakkum dalından tutar mı? Bu soru, çoğumuzun hayatında bir dönemeçte karşılaştığı bir durumu, belki de bir tecrübesizliği simgeliyor. Hem de öyle bir dönemeç ki, tüm dünyayı ve yaşadıklarımızı sorgulamamıza yol açabiliyor. Zakkum, her ne kadar görsel olarak çekici olsa da, zararlı bir bitki olduğunu çoğumuz biliriz. Ama soruyu sorarken, “Zakkum dalı” derken neyi kastettiğimiz aslında daha farklıdır. Bu yazı, zakkumun ötesinde bir metafora dönüşen bu sorunun ne anlama geldiğini ve hayatımıza nasıl yansıdığını sorguluyor.
Zakkum ve Hayatın Sınavları
Biraz İstanbul’dan bahsedeyim. Burası, her köşesiyle seni bir şekilde sıkıştıran, hem cezbeden hem de boğan bir şehir. Gündüzleri ofisteyim, akşamları da blog yazıyorum. Dışarıdan bakan birinin görebileceği tek şey, çalışkan, hedef odaklı ve geleceğe yönelik planlar yapan biri olduğum. Ama içimdeki diğer yan, her şeyin aslında ne kadar belirsiz olduğuna dair bir duygu taşıyor. Mesela, İstanbul’un karmaşasında ya da işyerinde karşılaştığım her zorlukta, Zakkum’un o zararlı ama cazip dalına tutunmak istiyorum. İşte o anlar… O anlarda, “Zakkum dalından tutar mı?” diye soruyorum.
Hepimiz bir dönemde bu soruyu soruyoruz. Genç yaşta, hayatta bir şeylere tutunmak için delicesine çaba gösteriyoruz. Ama bu bazen bir Zakkum dalı olabiliyor, yani zararlı ve tehlikeli olan bir şey. Zakkumun dalına tutunmak, dışarıdan bakıldığında ne kadar çekici görünse de aslında bizi zehirliyor. Kısa vadeli çözümler ve anlık rahatlıklar sunuyor ama uzun vadede kendimize zarar veriyor. İşte bu yüzden, bazen insanın aklına “Zakkum dalından tutar mı?” sorusu gelir. Hem tüm hayatını değiştirecek, hem de seni boğacak olan şeyle bir bağ kurmaya çalışırsın.
Geçmişten Bugüne Zakkum ve Biz
Hadi biraz geçmişe gidelim. Zakkum, halk arasında bir ölümcül bitki olarak bilinir, hem de o kadar güzel ki. Doğanın bu ‘güzellik’ tuzağına düşen birçok kişi, onun zararlı özelliklerini ancak geç fark eder. Geçmişte, bir arkadaşımın zakkumla ilgili söylediklerini hiç unutamam: “Her şey bir başlangıçtır, ama en güzel başlangıçlar bile bazen felaketle sonuçlanır.” Gerçekten de, hayatımızdaki tüm başlangıçlar, kimi zaman Zakkum gibi, bizim de düşebileceğimiz tuzaklara dönüşebilir.
Bugün, bu sorunun hayatımıza nasıl yansıdığına bakacak olursak, her şeyin hızla değiştiği bu dünyada, Zakkum’un dalı, aslında sadece zararlı bir bitki değil. Bazen kariyer odaklı bir hedef olabilir, bazen yanlış ilişkiler, bazen de kendimizi baskı altında hissettiğimiz anlar. Bunlar hep o zararlı ama cazip Zakkum dalı gibidir. Birçok insan, bu tür zorluklarla başa çıkma yöntemi olarak hemen “Zakkum dalından tutma”ya çalışır. Ama o dal, en nihayetinde ne kadar sağlam görünsün, kaybolmaya mahkûmdur.
Zakkum Dalının Tuttuğu Bir Gelecek
Peki ya gelecekte? Yani, “Zakkum dalından tutar mı?” sorusu zamanla nasıl bir anlam kazanacak? İşin aslı, Zakkum’un dalına tutunmanın uzun vadede nasıl zararlar getireceğini çok az insan fark ediyor. Hepimiz bir şekilde, hayatın akışında bir noktada hızla kararlar alıyoruz ve o an, Zakkum’un dalı bizim için cazip görünüyor. Bu kararlar, bazen bir iş değişikliği, bazen yanlış bir ilişki, bazen de başkalarının beklentilerini karşılamaya çalışma isteği olabilir.
Fakat bir noktada, Zakkum dalından tutmak yerine, doğru yolu bulduğunda, ne kadar doğru bir şey yaptığını fark ediyorsun. Gerçekten tutunması gereken dal, belki de en başta göremediğimiz, biraz daha zorlayıcı bir yol. Ama sonunda seni hayatta gerçekten tatmin eden, daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yol olacak. Belki de Zakkum dalından tutmamamız gerektiğini o zaman daha iyi anlayacağız.
Sonuçta Ne Oluyor?
Sonuçta, “Zakkum dalından tutar mı?” sorusu, hayatın her dönemeçinde, herkesin aklında bir şekilde yankı buluyor. Ama hayat, ne kadar Zakkum dalına benzeseydi de, ona tutunmak ya da tutunmamak bizim seçimlerimize bağlı. Bazen bir yanlış karar, bazen bir doğru karar… Her şey yolunda gitse de gitmese de, en azından Zakkum’un dalından tutmak, bir anlık rahatlık vaat ederken, uzun vadede acı veren bir seçim olabilir. Eğer bir şeyin seni boğmasına izin verirsen, Zakkum dalından tutmak gibidir. Ama o dal seni tek başına tutmaz, unutma, tutunman gereken başka yollar var.
Sonuçta, hayatın gerçeği şu: Zakkum dalından tutmak, bir seçim meselesi. Zakkum’un o zararlı dalı, aslında seni kendine çekerken, doğru kararlar almak, sağlam bir adım atmak, seni bir adım daha ileriye götürür. O yüzden, tutunma vakti geldiğinde, önce iki kez düşün, sonra doğru dalı seç. Zakkum dalı, öyle de kolay bir şey değil.”